Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.




Günümüzde o kadar çok içecek var ki… Kokusuz ve renksiz olmasına rağmen SU, hayattaki en önemli ihtiyaçlarımızdan birisi. İnsan vücudunun ise %60’ının su olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Çocukların gelişimi için ise ayrı bir önemi var. Peki çocukların günlük tüketmeleri gereken su miktarının yetişkinlerin 2 katı olduğunu biliyor muydunuz ?

Ben çok fazla su tüketen bir insan olmadım. Susamadığım zaman aklıma bile gelmezdi, ama ona bağımlı olmamız gerektiğini bilerek günlük hayatımızı sürdürmeliyiz.

Bu arada Rüzgar öyle değil, o inanılmaz fazla su tüketiyor.  Onun sayesinde ben de artık daha fazla su içmeye, suyu ona cam şişe veya cam bardakta vermeye özen gösteriyorum.

Rüzgar’dan önce suyun markasına ya da etiketine bakmazdım, fakat artık bunlarla beraber markasından üretim ve son kullanma tarihine, suda bulanıklık olup olmadığından pH değerine kadar bir çok detaya dikkat ediyorum. Sağlık Bakanlığından da onaylı ve üretim izni alınmış olması çok önemli. Bu detayların hemen hepsine BİSU’nun telefon uygulaması sayesinde rahatça ulaşabiliyorum. Rüzgar’ın damak tadına en uygun markayı uygulamadan seçiyorum ve evet suyun da tadı var. Mesela Rüzgar’da gözlemlediğim üzere bir markanın suyunu inanılmaz severek içiyor. Fakat aradığımız marka bizim sokağımızdaki mini markette yok, o yüzden ben de rahatça bir tık uzaktaki BİSU sayesinde ulaşabiliyorum. Benim gibi cam şişe sevenler için ise cam şişe suyu eve kadar getirmeleri büyük rahatlık.

BiSU sayesinde 20’den fazla farklı markaya ulaşabiliyor ve ister nakit ister kredi kartı ile rahatça ödeme yapabiliyorum.

Bu kadar su demişken, biliyor muydunuz her su herkes için uygun olmayabilirmiş. Örneğin magnezyum ihtiyacımızı karşılamak için magnezyum yönünden zengin su seçmeliyiz fakat böbrek rahatsızlığınız varsa, böbreğinizi yormamak için mineral yönünden fakir sular seçilmeliymiş. Hatta bebek gelişiminde kalsiyum yönünden zengin sular seçmek gerektiğini ilk kez doktorumuzdan öğrenmiştik. İşte bunlar gibi önemli detaylara @tektuslabisu sayesinde rahatça ulaşabiliyorum.

Siz de benim gibi rahatınıza düşkünseniz ve suya önem veriyorsanız uygulamayı indirin ve bir deneyin derim. Doğru su sadece bir tık uzağınızda diyerek bu klişe cümle ile yazımı sonlandırıyorum.  Bir bardak suyu hakettim bence ✌🏻

iOS: https://goo.gl/lf787l 
Android: http://goo.gl/NxfPo9




Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.

Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.
Anneler günü’nüz kutlu olsun!
Anneler ve anne adayları!
Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?
Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.
İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.


Her çocuk özeldir ve farklıdır. İşte bu bez bırakma konusu içinde geçerlidir, kimisi hemen alışır kimisi bezi bırakmak istemez. En önemlisi de sizin çocuğunuzu gözlemlemeniz , yani tamam siz belki hazırsınız ama ya çocuğunuz buna hazır mı?








Hazır olup olmadığını nasıl anlarsın ?

Farklı işaretler vardır elbette bunu gösteren, mesela artık bezlenmek istemez. Uzun sure bezi kuru kalır, Sabah kalkınca bezi kurudur. Bezi dolunca rahatsız olur, yapınca söyler gibi gibi bir çok işareti vardır bunun. Ama sadece bunlar bez bırakmak için yeterli değildir.
Mesela rüzgar geceleri bezini hala dolduruyor ve hiç bir belirti göstermiyor du bana. Yani öyle rahatsız değildi bezinden kendisi. Ne olduysa bir günde oldu...








Tuvalete mi alışsın yoksa lazımlık mı kullanmalıyım ?



Ben işte bu soruyla çok boğuşmadım. Benim için net olan bir şeydi , rüzgar tuvalete alışmalı, napim bide lazımlığa alışırsa ne yapacaktım dışarda düşüncesi beni korkuttu acıkcası. O yüzden tuvalet apartı kullandım hemen.















ARTIK BEZ YOK EVLADIM ! HÖÖÖNK ?








Tabi öyle olmadı , çocuğunuza anlatın. Emin olun her şeyi anlıyorlar, ve zaten buna ihtiyac duyuyorlar. Artık bezin olmadığını ve çişini kakasını artık tuvalete yapaçağını anlatın.
Bunu çok normal anlatın , çünkü bu normal bir şeydir zaten. Eğer siz bu olayı abartırsanız veya umutsuz konuşursanız tuvaletten soğur..








Bir Rutin oluşturun




Bez bırkamaya hazır olduğunu düşündüğünüz anda başlayın buna mesela. Ara sıra tuvalete gidin beraber ona tuvaleti gösterin. Yapmasa bile oturta bilirsiniz alışması için , bezli olsa bile en azından hafızaya atar. Hem emin olun bunun çok normal bir şey olduğunu öğrenmesi daha kolay olacaktır. Düşünsenize birden size yeni bir şey gösterseniz siz bile afalarsınız. İstemiyorsa sakın zorlamayın bence tabi. Asla baskı yapmayın çocuğunuza , bu onu korkutur.


Gelelim bizim hikayemize...




Ben tuvalete gitikce onuda götürdüm , buna eşimde dahil. Bak oğlum tuvaletimizi buraya yapıyoruz diye yavaştan hafızaya girdim. Ara sıra kukuli şarkısını açtık izledi, bunlar hep alt yapı tabi :)
Ara sıra bezindeki kakayı tuvalete atıyorduk ve bay bay yapıyorduk. Ay bana ne sacma gelirdi ama yapıyormuş insan işte. Sanırım yaklaşık bir iki ay böyle oldu. Tadaaaa bir gün kalktık ve bez takmama kavgası yaptı benimle, ben yatırıyorum bezlemek için o kaçıyor. Öyle mi canım oğlum dedim o zaman artık bez yok. EEE bez yok tabi çişim geldi demesinide bilmiyor daha , ne yapacaktım ?
Ben tabi abarttım ve onu 10 dakikada bir tuvalete götürdüm , hangi insan oğlu o kısa sürede çiş yapar ki dimi ama. Neyse bu süreyi 30 dakikaya çıkardım. Yapmicam istemiyorumlar başladı tabi, e tamam yapma dedim bende. Altına yapmaya başladı tabi ki , ıslandıkca aaa sen çiş yapmışsın dedim. İlk bir kaç gün rahatsız olmadı bu durumdan , altına yaptıkca anlattık söyledik çiş kaka fora.
Gece de hemen bıraktık bezi, hiç kafası karışmasın dedik ve bezle vedalaştık. Ay ben en çok maddi yönden sevindim desem...
Gece sadece iki kere kaçırdı ve çişe kaldırılmaktan hoşlanmıyor kendisi. Onunda caresini şöyle buldum, yatmadan 1 saat once son sıvısını alıyordu tuvaletini yapıp yatıyordu.
Dönelim gündüze...
Tabi artık rahatsız olmaya başladı durmadan altının ıslanmasından ve anne çiş demeye başladı..
Evden çıkmadan tabi hep tuvalete gittik , dışarda napalım artık bulduğumuz otluğa gittik.
Çiş tamamdı , harika. Ama kaka ya kaka.. işte bu tam bir fiyasko.
Çişini sorunsuz yapan rüzgar , kakası gelince ağlıyor kacıyordu. Altına yapınca utanıyor saklanıyor ne yapaçağını asla bilmiyordu.
Hiç kızmadım, korkmaması gerektiğini söyledim hep. Normal annecim bazen böyle kacar diye acıkladım.
Marketten ona bir çıkartmalı kitap aldım kendime de bir oturak. Kakası geldiğini anladıkca koştuk tuvalete, onu oturtum tuvalete bende oturağa karşısına..
Kitabı açtık ve ben ona okumaya başladım. Rüzgar bak ben kakamı ormana yapıyorum çünkü dinozorum, peki ya sen nereye yapıyorsun dedim ? tuvalete diye cevap verdi hep, ama yapmadı.
Kalktı anne yok dedi sonra altına yaptı.
Olsun pes etmek yok sevgili deniz, buna da alışacaktı, ve hop her geldiğini anladığımda tuvalete koştuk yine.
Aynı hikayeler, aynı senaryo.
Bir gün anneeeee koooş kakam geldi dedi, ben tabi oley be darken buldum kendimi. Vay be olaya bak kakası geldi nasıl mutluyum :)


Yine oturduk kitap okuyoruz ve sonunda yaptı. Hemen aldık bir çıkartma ve yapıştırdık duvara. Tabi bay bay yapmayı unutmadık, eller de yıkandı ve bizim tuvalet hikayemiz sona erdi.


Demem o ki sevgili anne sana , ne yaparsan yap hiç kızma ona. Emin ol kendisi seni yönledirecektir, sadece sen sabırlı ol. Ama eğer hazır değilsede değildir dış etkenlerden asla etkilenme. Bırak onun çocuğu mükemmel olsun ve 1 yaşında bezi bırakmış olsun.
Senin çocuğun senin olduğu için zaten yeterince özel....